|
Ramazan Ayında Güvenli Gıdalarla Sağlıklı Beslenme
Değerli Dostlarımız,
Güvenli Gıda Tüketimi, her zaman önemli olduğu gibi Ramazan Ayında da sağlığımız için çok büyük önem taşıyor. Özellikle yemek yeme düzenimizin değiştiği bu bir aylık zaman diliminde dengeli beslenme kurallarının dışına çıktığımız anlar olabiliyor. Zengin iftar davetleri, öğün zamanlarının değişimi, sahur yapılmadan oruç tutmayı tercih etme, gıda alımını iftar ve sahur arasında geçen süreye dengeli yaymama gibi durumlar sonucu olumsuz etkilenebilen metabolizmamız ve dolayısıyla bağışıklık sistemimiz güvenli olmayan gıdalardan bu dönemde çok daha fazla zarar görebilir.
Güvenli gıda tüketiminin önem kazandığı bu dönemde, mutfağımızda kullanacağımız gıda malzemelerini tedarik ettiğimiz satış noktalarını iyi seçmek büyük sağlık sorunlarının ortaya çıkmasını engelleyecektir. Üretim koşulları bilinmeyen, üretim alanları ve malzemeleri yasal kurumlar tarafından denetime tabii tutulamayan seyyar satış noktalarına rağbet gösterilmemelidir. Bildiğiniz gibi aynı isimle anılan işlenmiş bir gıda ürünü, çok farklı malzemelerle yada çok farklı bileşim oranlarıyla, olumsuz hijyenik koşullarda ve teknolojisi uygun olmayan üretim alanlarında üretilebilir, dolayısıyla satış fiyatı tek başına bir gösterge olmamakla birlikte bir çok kriterle birlikte değerlendirildiğinde aslında iyi bir göstergedir.
Ambalajı olmayan, açıkta satılan yada ambalajının iyi korumadığını düşündüğünüz ürünleri satın almayınız. Maalesef ki birçok satıcı ambalaj olarak kullandığı materyalin aslında satışını yaptığı gıdayı dış ortamdan korumadığını hatta gıdaya ambalaj materyalinden bulaşı olabileceğini bilmiyor. Bu yüzden ürün ambajında, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı Üretim İzin onayını arayınız. Ürün ambalajında Üretim İzni ile ilgili bilgilerinin dışında o ürünün tüketime kadar ve tüketim süresince sağlanması gereken koruma ve saklama koşulları, son kullanım süresi ve içerik bilgileri bulunmalıdır.
Alışveriş sırasında, protein değeri yüksek fakat herhangi bir pastörizasyon, sterilizasyon, koruyucu maddelerle kürleme işlemine tabi tutulmamış olan gıdaları alım sıralamanızda en sona bırakınız. Bunlar taze et ve et ürünleri, süt ürünleri, yumurtalı ve mayonezli soğuk salata çeşitleri, kremalı pasta ve sütlü tatlı çeşitleri gibi ürünlerdir. Bu ürünlerin yanı sıra, tüketime kadar soğuk zinciri kırılmaması gereken dondurulmuş et, sebze, hamur ve bu malzemelerden hazırlanmış donmuş ürünlerde market alışverişimizde en son almamız ve kısa süre içinde mutfağımızda uygun koşullarda saklamamız gereken gıdalardır.
Mutfağımızda dikkat edeceğimiz hususların en önemlisi ise, iftar zamanından saatler önce hazırlanmış sıcak yemeklerimizin ılık diye tabir ettiğimiz 15 – 45 C sıcaklıklarda bekletilmemesine özen gösterilmesidir. Sıcak yemeklerimiz iftar zamanına yakın saatlerde minimum 60 C lerde olmalıdır. Diğer önemli konu ise ısıtma diye tabir ettiğimiz, daha önce pişirme işlemi uygulanmış bir yemeğin soğutularak saklandıktan sonra sıcaklığını tekrar yükselterek tüketime hazır hale getirme işlemidir. Sahur sofrası hazırlığında ısıtılan yemekler homojen olarak ısıl işleme maruz bırakılmalı ve yemek parçalı ise sıcaklığın ürünlerin merkezine kadar ulaşması sağlanmalıdır. Yemeğe uygulanan ısıtma işlemi birden fazla uygulandığında hem yemeğin besleyici öğeleri gitgide azalır hem de çok tekrarlanan ısıtma- soğutma işlemlerinde geçen süre zarfında mikroorganizmalar çoğalabilir. Bu değişimlerle doğru orantılı olarak yemeğin lezzetinde de kayıplar meydana gelecektir.
İftar sofralarında bulunan iftariyelik tabakları görsel olarak sofralarımızı bir şölene çevirsede, bütün çeşitlerin tüketilmemesi sadece tadımlık olarak tüketilmesi daha uygundur. Yemek öncesi pişirilmemiş sucuk, salam gibi şarküteri ürünlerinin, tereyağlı ürünlerin tüketilmesine gerek yoktur. Ayrıca bu ürünler dengeli beslenme için gerekli olan diğer gıdaların alınmasını da engeller. Orucu su ile açmak gün boyu sıvı ve su alınmadığı için iyi bir seçimdir. İftar sofrasında hafif ve az çeşitlendirilmiş gıdaları tüketmek ve ilerleyen saatler içinde ara öğün olarak gıda tüketiminde bulunmak daha uygundur. İftarda çorba, haşlanmış et, az yağlı etli sebzeli ürünler tüketerek vücudumuzun ihtiyaç duyduğu esansiyel maddeleri alabiliriz. Yağlı hamur işi çeşitler, kızartmalar, şerbetli hamur tatlıları iftar menülerinde çok fazla yer almamalı, bunların yerine yemekten bir süre sonra sütlü tatlılar, meyve çeşitleri, badem fındık gibi kuruyemişlerin tüketilmesi daha sağlıklı bir seçim olacaktır.
Sahurda ise hem uzun süre tokluk hissi sağlayacak hem de mideyi çok fazla zorlamayacak gıdaların tüketilmesi uygun olacaktır. 1 kase çorba, kepekli ekmek sindirim sistemini düzenleyecek ve mideyi yormayacaktır. Lifli gıdalar sindirim sistemimiz için yararlı ve tokluk hissi sağlayan gıdalardır. Sebze yemekleri, çiğ sebze ve salatalar, kuru kayısı, haşlanmış yumurta hem tüm gün vücudumuz için gerekli protein, vitamin ve minareleri almamızı sağlar hem de tokluk hissi oluştururlar. Ayrıca yağsız süt, yoğurt, beyaz peynir gibi süt ve süt ürünlerinin sahurda tüketimi yararlı olacaktır. Salata, yoğurt ve peynirinizi öğütülmüş keten tohumuyla süslemeniz hem esansiyel yağ asitlerinden almanızı sağlayacak hem de tokluk hissi yaratacaktır.
Birlikte nice sağlıklı günlere ve nice güzel Ramazanlara…
Esenlikle…
Esra ERTEN
Gıda Mühendisi
Kalite & Hijyen Müdürü
[Diğer
Konular]
|
|
|